Yerleştirme veya Dayatma (Place): İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Yerleştirme veya Dayatma (Place) konusundaki 9 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

9 kelime Collocations Be Place Put More İngilizce Kelimeleri
to [place] a burden on {sb} /plˈeɪs ɐ bˈɜːdən ˌɑːn ˌɛsbˈiː/ ifade

yük bindirmek

Bir kişiye zorlayıcı ya da ağır bir sorumluluk, zorunluluk ya da sıkıntı getirmek.

"This job places a burden on me."Bu iş üzerimde bir yük bindiriyor.

to [place] a call /plˈeɪs ɐ kˈɔːl/ ifade

arama yapmak

Birine telefonla ulaşmak amacıyla arama gerçekleştirmek.

"I placed a call to my mother."Annemle bir arama yaptım.

to [place] a demand on {sb/sth} /plˈeɪs ɐ dɪmˈænd ˌɑːn ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

talep etmek

Belirli bir hedef ya da standartı karşılamak için birine ya da bir şeye belli bir çaba, performans ya da çıktı gerektirmek.

"This places a demand."Bu görev bizden bir talep bekliyor.

to [place] a deposit /plˈeɪs ɐ dɪpˈɑːsɪt/ ifade

peşinat yatırmak

Rezervasyon ya da satın alma işlemini güvence altına almak amacıyla ön ödeme olarak bir miktar para vermek.

"We placed a deposit on the house."Eve peşinat yatırdık.

to [place] a focus on {sth} /plˈeɪs ɐ fˈoʊkəs ˌɑːn ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

odaklanmak

Belirli bir konu, yön ya da soruna dikkat yönlendirmek, onu temel düşünce noktası haline getirmek.

"The school places a focus on science."Okul bilim dallarına odaklanıyor.

to [place] a (restriction|limit) on {sb/sth} /plˈeɪs ɐ ɹɪstɹˈɪkʃən ɔːɹ lˈɪmɪt ˌɑːn ˌɛsbˈiː slˈæʃ ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

sınırlama getirmek

Belirli eylem, davranış ya da erişimi kontrol altına almak amacıyla bir sınır ya da kural koymak.

"The law places a limit on speed."Yasa hız limitine sınırlama getiriyor.

to [place] a value on {sth} /plˈeɪs ɐ vˈæljuː ˌɑːn ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

bir şeye değer biçmek

Bir şeye belirli bir değer ya da önem atfetmek.

"We place value on this."Arkadaşlığa değer biçmek zordur.

to [place] an emphasis on {sth} /plˈeɪs ɐn ˈɛmfəsˌɪs ˌɑːn ˌɛstˌiːˈeɪtʃ/ ifade

vurgulamak

Bir şeye özel önem ya da dikkat göstermek.

"She places an emphasis on health."Sağlığa vurgu yapar.

to [place] an order /plˈeɪs ɐn ˈɔːɹdɚ/ ifade

sipariş vermek

Bir işletmeden ya da tedarikçiden mal ya da hizmet talep etmek.

"I placed an order for a new phone."Yeni bir telefon için sipariş verdim.

Bu listedeki 9 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Collocations Be Place Put More İngilizce Kelimeleri — Konular