kar
soğuk hava koşullarında gökyüzünden düşen küçük, beyaz, donmuş su buzları
"The snow covered the landscape in a white blanket."Kar, beyaz bir örtü gibi manzarayı kapladı.
Weather konusundaki 8 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
kar
soğuk hava koşullarında gökyüzünden düşen küçük, beyaz, donmuş su buzları
"The snow covered the landscape in a white blanket."Kar, beyaz bir örtü gibi manzarayı kapladı.
fırtına
şiddetli yağmur, gök gürültü, yıldırım, şiddetli rüzgârla birlikte ortaya çıkan güçlü ve gürültülü hava olayı
"A big storm came."Fırtına, geniş çaplı su baskınlarına ve elektrik kesintilerine neden oldu.
bulut
havada asılı duran beyaz veya gri renkli, görünür su buharı kitlesi
"A single dark cloud passed in front of the sun."Tek bir karanlık bulut güneşin önünden geçti.
sıcaklık
bir şeyin veya bir yerin ne kadar sıcak veya soğuk olduğunun ölçüsü
"The temperature dropped below freezing last night."Dün gece sıcaklık donma noktasının altına düştü.
sis
yerin yakınında oluşan, içinden zor görülen yoğun bulut tabakası
"The fog was thick."Yoğun sis, görüş mesafesini birkaç metreye düşürdü.
yıldırım
gökyüzünde veya bulutlardan yere düşen, elektrik nedeniyle oluşan parlak ışık çakımı
"Lightning flashed across the dark"Yıldırım karanlık gökyüzünde çaktı.
soğuk
belirli bir şey, kişi veya yer için normal veya rahat kabul edilen değerin altında olan sıcaklık
"The bitter cold of the Antarctic winter is dangerous."Antarktika kışının acımasız soğuğu tehlikelidir.
mevsim
bir yılın bölündüğü zaman dilimi, örneğin kış ve yaz gibi, her biri üç ay süren
"Winter is a season."Kış bir mevsimdir.
Bu listedeki 8 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla