Vücut Duruşu Değişiklikleri Fiilleri · Fiiller: Hareket

Fiiller: Hareket listesindeki "Vücut Duruşu Değişiklikleri Fiilleri" ile ilgili 24 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

24 kelime Fiiller: Hareket
squat /ˈskwɑt/ fiil

çömelmek

Dizlerin bükülüp kalçanın topuklara temas ettiği veya çok yakın olduğu bir pozisyona geçmek.

"He did squat down."Kutuyu kaldırmak için çömelin.

scooch /skˈuːtʃ/ fiil

eğilmek

Hafifçe çömelmek veya eğilmek.

"Scooch closer to the fire please."Lütfen ateşe doğru biraz eğilin.

hunker /ˈhəŋkɝ/ fiil

kıvrılmak

Alçak bir pozisyonda oturmak ya da çömelmek; rahat ve sabit bir şekilde çökek oturmak.

"Hunker down before the storm hits."Fırtına gelmeden önce kıvrılın.

crouch /ˈkɹaʊtʃ/ fiil

çömelmek

Bacaklarının üstünde oturarak göğsünü dizlerine yaklaştırmak

"The cat crouched before jumping."Kedi atlamadan önce çömeldi.

kneel /ˈniɫ/ fiil

diz çökmek

Vücudun ağırlığını bir veya her iki diz üzerine dayamak

"Kneel down to tie your shoes."Ayakkabılarını bağlamak için dizlerinin üzerine çök.

stoop /ˈstup/ fiil

eğilmek

Vücudun üst kısmını öne doğru bükmek

"Stoop down to pick up the coin."Parayı almak için eğilin.

duck /dʌk/ fiil

eğilmek

başı veya vücudu hızla aşağı indirmek; sakınmak veya darbeden kaçınmak için başını veya vücudunu hızla aşağıya indirmek

"Duck your head quickly now."Alçak dalın altından geçerken başını eğ.

hunch /ˈhəntʃ/ fiil

kamburlaşmak

Vücudun üst kısmını öne doğru bükerek yuvarlak bir sırt oluşturmak

"Hunch your shoulders in the cold wind."Soğuk rüzgarla omuzlarını kamburlaştır.

slump /ˈsɫəmp/ fiil

yığılmak

Yorgunluk, zayıflık veya enerji eksikliği nedeniyle ağır veya aniden oturmak, yaslanmak veya düşmek

"He slumped into his chair tiredly."Yorgun bir şekilde koltuğuna yığıldı.

flump /flˈʌmp/ fiil

çökmek

Ağır bir şekilde, genellikle yumuşak ya da boğuk bir sesle düşmek ya da oturmak.

"She flumps onto the soft couch."O, yumuşak kanepeye çöktü.

bestride /bɪstɹˈaɪd/ fiil

bacaklarını iki yana açmak

Bir nesnenin iki yanına bir bacak koyarak oturmak ya da ayakta durmak.

"He bestrides the horse with ease."Atı rahatça iki yana bacaklarını açarak biner.

curl up /kˈɜːl ˈʌp/ fiil

kıvrılmak

Kollar ve bacaklar vücudun yanına yakın olacak şekilde, top gibi bir pozisyon almak.

"The cat curls up by the fire."Kedi, ateşin yanında kıvrılıyor.

sprawl /ˈspɹɔɫ/ fiil

uzanmak

Otururken, düşerken vb. uzuvlarını rahat bir şekilde yayarak açmak

"She sprawled on the comfortable sofa."Rahat koltuğa uzandı.

stand /stænd/ fiil

ayağa kalkmak

Tipik olarak otururken veya yatarken ayaklar üzerine kalkıp dik durmak ve kendini desteklemek.

"Please stand up now."Lütfen şimdi ayağa kalk.

stand up /stænd əp/ fiil

ayağa kalkmak

Oturur veya yatar pozisyondan dik bir pozisyona gelmek.

"He will stand up soon."Yakında ayağa kalkacak.

get up /ɡɛt ˈʌp/ fiil

ayağa kalkmak

ayağa kalkıp dikilmek

"Please get up now."O, her sabah erken ayağa kalkar.

bow /baʊ/ fiil

eğilmek

Saygı göstermek ya da selamlaşmak amacıyla başı ya da vücudun üst kısmını öne doğru eğmek.

"The performer bows after the show."Sanatçı gösteri sonrası selam verir.

lean /ˈɫin/ fiil

yaslanmak

genellikle bedeni bir şeye dayamak için dik bir pozisyondan eğilmek

"Lean the ladder against the wall."Merdiveni duvara yasla.

sit /sɪt/ fiil

oturmak

sırtını düz tutarak kalçasını bir sandalyeye veya yere yerleştirmek

"Please sit on the comfortable chair."Lütfen rahat sandalyeye oturun.

flop /flɑp/ fiil

yığılıvermek

kasıtlı veya kasıtsız olarak aniden ve ağır bir şekilde düşmek veya çökmek

"He will flop down."Yığılıverir.

straddle /ˈstɹædəɫ/ fiil

bacaklarını açarak oturmak

Bir nesnenin her iki tarafına birer bacak koyarak oturmak

"He did straddle the fence."Motosikletin üzerine bindi ve gitti.

double up /dˈʌbəl ˈʌp/ fiil

iki büklüm olmak

Genellikle gülme veya acıya tepki olarak öne doğru eğilmek.

"She doubles up with laughter often."Sık sık gülmekten iki büklüm oluyor.

lie /ˈɫaɪ/ fiil

yalan söylemek

bilerek gerçeğe aykırı bir şey söylemek; doğruyu söylememek

"The cat will lie down."Bana asla yalan söyleme.

recline /ɹɪˈkɫaɪn/ fiil

yaslanmak

Üst vücudu geriye doğru eğmek

"Recline your body back."Daha rahat oturmak için koltuğunuzu yaslayın.

Bu listedeki 24 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Fiiller: Hareket — Konular