bisiklet sürmek
bir yere ulaşmak için bisiklet kullanmak
"He bikes to work every morning."Her sabah işe bisiklet sürer.
Fiiller: Hareket listesindeki "Araç Kullanarak Hareket Fiilleri" ile ilgili 22 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.
bisiklet sürmek
bir yere ulaşmak için bisiklet kullanmak
"He bikes to work every morning."Her sabah işe bisiklet sürer.
pedal çevirmek
Bisiklet ya da pedal gücüne dayalı bir aracı itmek ve çalıştırmak.
"The cyclist pedals up the steep hill."Bisikletçi, dik yokuşu pedal çevirerek çıkıyor.
pilotluk yapmak
Bir uçağı veya uzay aracını işletmek veya uçurmak.
"She pilots the plane safely home."Uçağı güvenle eve pilotluk yapıyor.
uçmak
bir hava aracını havada tutmak, uçurmak
"He aviates small private aircraft professionally."Küçük özel uçakları profesyonel olarak uçuruyor.
iniş yapmak
(bir uçak ya da uzay aracı) yere inmek
"The plane touched down safely."Uçak güvenli bir şekilde iniş yaptı.
dümen tutmak
Bir geminin rotasını kontrol etmek ve yönlendirmek.
"Who helms the ship during storms?"Fırtınalarda geminin dümenini kim tutuyor?
rıhtıma yanaşmak
bir tekne ya da gemiyi iskeleye bağlamak, yanaştırmak
"The ship docks at the harbor."Gemi rıhtıma yanaşıyor.
kano yapmak
dar, küçük bir tekneyle paga kullanarak seyahat etmek
"We canoe across the calm lake."Sakin gölde kano yaptık.
paga çekmek
geniş bıçağı olan elde taşınan bir aletle su aracını iterek ilerletmek
"Paddle gently through the still water."Sakin suda nazikçe paga çek.
yatla gezmek
yatla seyahat etmek, yarışmak ya da tur yapmak
"They yacht around the Greek islands."Yunan adaları etrafında yatla gezdiler.
bisiklete binmek
Bisiklet ya da motorlu bisikletle seyahat etmek.
"He cycles to work every day."Her gün işe bisikletle gidiyor.
uçmak
Bir uçağa binerek insanları, malları veya kargoyu taşımak.
"We fly to Paris."Paris'e uçuyoruz.
iniş yapmak
bir uçağı güvenli bir şekilde yere veya su yüzeyine indirmek
"The pilot will land."Pilot iniş yapacak.
binmek
tren, otobüs, uçak, gemi gibi bir ulaşım aracına giriş yapmak
"We board the bus."Yolcular kapıdan uçağa biniyor.
binmek
otobüs, araba vb. bir araçla seyahat etmek
"I will ride the bus."Otobüse bineceğim.
sürmek
Bir arabanın, otobüsün, kamyonun vb. hareket halindeyken hareketini ve hızını kontrol etmek
"She will drive to work."O, işe arabayla gidecek.
yönlendirmek
Bir aracın, geminin vb. hareket yönünü kontrol etmek.
"She steers the car around the corner."O, arabayı köşeden yönlendirir.
yelken açmak
Rüzgâr veya motor gücünü kullanarak su üzerinde seyahat etmek.
"They sail across the ocean every summer."Her yaz okyanusu geçerek yelken açarlar.
demir atmak
Bir gemiyi veya tekneyi dibe sabitleyerek hareket etmesini önlemek.
"We anchor the boat."Tekneyi demirliyoruz.
punt yapmak
düz tabanlı bir tekne (punt) ile iterek ilerlemek
"We punt down the shallow river."Sığ nehirde punt yaptık.
kürek çekmek
kürek ya da paga kullanarak bir tekneyi su içinde hareket ettirmek
"The crew rows together in sync."Mürettebat senkron içinde kürek çekiyor.
karaya oturmak
(Bir gemi için) Genellikle sığ suda deniz tabanıyla temas etmek.
"The ship will ground here."Gemi burada karaya oturacak.
Bu listedeki 22 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla