İlişkiler ve İletişim (Keep): İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

İlişkiler ve İletişim (Keep) konusundaki 12 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

12 kelime Collocations Give Keep Come İngilizce Kelimeleri
to [keep] {sth} in mind /kˈiːp ˌɛstˌiːˈeɪtʃ ɪn mˈaɪnd/ ifade

akılda tutmak

Bir bilgi ya da tavsiyeyi hatırlamak ya da dikkate almak.

"Keep my advice in mind."Tavsiyemi akılda tut.

to [keep] in (touch|contact) /kˈiːp ɪn tˈʌtʃ ɔːɹ kˈɑːntækt/ ifade

temasta kalmak

Birisiyle iletişimi sürdürmek.

"Let us keep in touch."Temasta kalalım.

to [keep] calm /kˈiːp kˈɑːm/ ifade

sakin kalmak

özellikle stresli ya da zor durumlarda duygularını kontrol altında tutmak

"Keep calm and carry on."Sakin kal ve devam et.

to [keep] {sb} calm /kˈiːp ˌɛsbˈiː kˈɑːm/ ifade

birini sakinleştirmek

özellikle kaygı ya da stres yaratabilecek durumlarda birinin rahat ve huzurlu kalmasını sağlamak

"The nurse kept the patient calm."Hemşire hastayı sakinleştirdi.

to [keep] a secret /kˈiːp ɐ sˈiːkɹət/ ifade

gizli tutmak / bir sırrı saklamak

gizli ya da hassas bilgileri başkalarına açıklamamak

"I can keep a secret."Bir sırrı saklayabilirim.

to [keep] quiet /kˈiːp kwˈaɪət/ ifade

sessiz kalmak

ses çıkarmamak ya da sözlü iletişimde bulunmamak

"Please keep quiet in class."Sınıfta sessiz kalın lütfen.

to [keep] {sth} quiet /kˈiːp ˌɛstˌiːˈeɪtʃ kwˈaɪət/ ifade

sessiz tutmak

Bir şeyi başkalarına anlatmaktan kaçınmak.

"Keep the secret quiet."Sırrı sessiz tut.

to [keep] {sth} to {oneself} /kˈiːp ˌɛstˌiːˈeɪtʃ tə wʌnsˈɛlf/ ifade

kendine saklamak

Bir bilgi, fikir ya da duyguyu başkalarıyla paylaşmamaya karar vermek.

"Keep it to yourself now."Şimdi bunu kendine sakla.

to [keep] {sb} to {oneself} /kˈiːp ˌɛsbˈiː tə wʌnsˈɛlf/ ifade

birini kendine saklamak

genellikle sahiplenme ya da mahremiyet isteğiyle birinin başkalarıyla temasını sınırlamak

"She keeps her children to herself."Çocuklarını kendine saklıyor.

to [keep] to the point /kˈiːp tə ðə pˈɔɪnt/ ifade

konuya sadık kalmak

konudan sapmadan ana konuya odaklanmak

"Keep to the point during your presentation."Sunum sırasında konuya sadık kal.

to [keep] to {one's} word /kˈiːp tə wˈʌnz wˈɜːd/ ifade

sözünü tutmak

verilen bir sözü ya da taahhüdü yerine getirmek

"He always keeps to his word."O her zaman sözünü tutar.

to [keep] {sb} quiet /kˈiːp ˌɛsbˈiː kwˈaɪət/ ifade

birini sessiz tutmak

birinin bilgi vermesini ya da sorun çıkarmasını engellemek, genellikle ikna ya da baskı yoluyla

"Keep the child quiet."İlaç bebek'i sessiz tuttu.

Bu listedeki 12 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Collocations Give Keep Come İngilizce Kelimeleri — Konular