Ders 8B · New English File Temel Kelime Listesi

New English File Temel Kelime Listesi listesindeki "Ders 8B" ile ilgili 33 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

33 kelime New English File Temel Kelime Listesi
bathroom /ˈbæθruːm/ , /ˈbæθrʊm/ isim

banyo

tuvalet ve lavabosu olan, çoğu zaman küvet veya duşu da bulunan oda

"The bathroom needs new towels."Banyoya yeni havlu lazım.

bedroom /ˈbɛdruːm/ isim

yatak odası

uyuduğumuz oda

"My bedroom is upstairs."Yatak odasım üst katta.

dining room /ˈdaɪnɪŋ ruːm/ isim

yemek odası

yemek yediğimiz oda

"Dinner is served in the dining room."Akşam yemeği yemek odasında servis edildi.

kitchen /ˈkɪtʃən/ isim

mutfak

bir bina veya evde yemek yaptığımız yer

"She is cooking in the kitchen."Mutfakta yemek pişiriyor.

living room /ˈlɪvɪŋ ruːm/ isim

oturma odası

insanların bir arada oturup sohbet ettiği, televizyon izlediği, dinlendiği evin bölümü

"We watched TV in the living room."Oturma odasında televizyon izledik.

ceiling /ˈsiːlɪŋ/ isim

tavan

Bir odayı, aracı vb. içeriden örten en üst kısmı.

"The ceiling is high."Tavan yüksek.

stair /stɛr/ isim

merdiven

Bir binanın iki katını birbirine bağlayan basamaklar dizisi, özellikle bir binanın içine inşa edilmiş

"The stair is broken."Merdiven kırık.

armchair /ˈɑɹmˌtʃɛɹ/ isim

koltuk

Kolları destekleyen yan tutacakları ve rahat bir sırt dayanağı bulunan, genellikle dinlenmek ya da okumak için kullanılan sandalye.

"He read the newspaper in a comfortable armchair."Rahat koltukta gazete okudu.

carpet /ˈkɑːrpɪt/ isim

halı

zemin kaplaması olarak kullanılan kalın dokuma kumaş parçası

"The carpet is soft."Halı yumuşak.

cooker /ˈkʊkɝ/ isim

ocak

Yiyecekleri üstüne ya da içine koyarak ısıtmak ya da pişirmek için kullanılan kutu şeklindeki cihaz.

"The gas cooker has four burners."Gaz ocakta dört ocak bulunur.

cupboard /ˈkəbɝd/ isim

dolap

Rafları ve kapakları olan, genellikle duvara gömülü, yiyecek, bulaşık gibi eşyaların saklanması için kullanılan mobilya.

"She stored the dishes in the kitchen cupboard."Bulaşıkları mutfak dolabına koydu.

fireplace /ˈfaɪɚˌpleɪs/ isim

şömine

duvarda ateş yakmak için yapılmış boşluk veya yer

"They sat by the fireplace on cold nights."Soğuk gecelerde şöminenin başında otururlardı.

microwave /ˈmaɪkroʊˌweɪv/ isim

mikrodalga fırın

Elektrik enerjisini kullanarak yiyecekleri hızlı bir şekilde ısıtan veya pişiren mutfak aleti.

"The microwave is fast."Mikrodalga fırın hızlıdır.

mirror /ˈmɪrɚ/ isim

ayna

üzerinde cam olan, insanların kendilerini görebildiği düz yüzey

"The mirror is cracked."Ayna çatlamış.

shelf /ʃɛlf/ isim

raf

duvara asılan, eşyaların üzerine konulması için kullanılan tahta, metal vb. malzemelerden yapılmış düz, dar yapı.

"The shelf is empty."Raf boş.

sofa /ˈsoʊfə/ isim

kanepe

sırtı ve iki kolu olan, iki veya daha fazla kişinin oturabileceği kadar geniş, rahat bir oturak

"We bought a new sofa."Yeni bir kanepe aldık.

washing machine /ˈwɑːʃɪŋ məˈʃiːn/ isim

çamaşır makinesi

Çamaşır yıkamak için kullanılan elektrikli makine.

"The washing machine is noisy."Çamaşır makinesi gürültülü.

refrigerator /rɪˈfrɪdʒəˌreɪtɚ/ isim

buzdolabı

yiyecek ve içecekleri soğuk ve taze tutmak için kullanılan elektrikli alet

"The refrigerator keeps food cold."Buzdolabı yiyecekleri soğuk tutar.

garage /gərɑʒ/ isim

garaj

Genellikle bir evin yanında veya bitişiğinde bulunan, arabaların veya diğer araçların saklandığı bir bina.

"Park your car in the garage."Arabanı garaja park et.

hall /hɑːl/ isim

koridor

Bir ev veya binanın içinde, her iki tarafında odalar bulunan geçit

"Walk down the hall."Mezuniyet töreni ana salonda yapıldı.

study /ˈstədi/ isim

çalışma

detaylı ve dikkatli bir düşünme ve inceleme

"This is a study."Bu bir çalışma.

toilet /ˈtɔɪlət/ isim

tuvalet

kişisel hijyen ve bakım tesisleri dahil olmak üzere tam banyo veya dinlenme alanı

"Go to the toilet."Tuvalete git.

balcony /ˈbælkəni/ isim

balkon

Bir binanın dış duvarında, üst kattan girilebilen, yer seviyesinin üzerinde bulunan bir platform.

"The balcony looks pretty."Balkon güzel görünüyor.

floor /flɔːr/ isim

zemin

bir odada yürüdüğümüz taban

"Walk on the clean floor."Zemin temiz.

wall /wɔːl/ isim

duvar

genellikle tuğla, beton veya taştan yapılmış, bir yeri ayıran, koruyan veya çevreleyen dik yapı

"The wall is white."Duvar beyaz.

bath /bæθ/ isim

banyo

vücudun küvete girerek su içinde yıkanması eylemi

"The bath is very warm."Banyo çok ılık.

bed /bɛd/ isim

yatak

uyumak için kullandığımız, normalde bir iskeleti ve yatağı olan mobilya

"The cat sleeps on my bed every night."Kedi her gece yatağımda uyuyor.

dishwasher /ˈdɪʃˌwɑʃər/ isim

bulaşıkçı

bulaşık yıkama işi olan kişi.

"He is a dishwasher."O bir bulaşıkçı.

light /laɪt/ isim

ışık

görmeyi mümkün kılan, güneş veya başka bir aydınlatma kaynağından üretilen bir tür elektromanyetik radyasyon

"I need more light."Daha fazla ışığa ihtiyacım var.

plant /plænt/ isim

bitki

toprakta veya suda büyüyen, genellikle yaprakları, gövdeleri, çiçekleri olan canlı şey

"The plant needs more water."Bitkinin daha fazla suya ihtiyacı var.

shower /ʃaʊər/ isim

duş

Vücudunuzun üzerinden akan bir su ekipmanı

"I like the shower."Duşu severim.

wardrobe /ˈwɔrˌdroʊb/ isim

gardırop

Giysileri asmak ve saklamak için kullanılan büyük bir mobilya parçası

"My clothes are in the wardrobe."Моя одежда в гардеробе.

house /haʊs/ isim

ev

insanların, özellikle bir aile olarak yaşadığı yapı

"They bought a new house."Yeni bir ev aldılar.

Bu listedeki 33 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

New English File Temel Kelime Listesi — Konular