Ders 10A · New English File Temel Kelime Listesi

New English File Temel Kelime Listesi listesindeki "Ders 10A" ile ilgili 24 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

24 kelime New English File Temel Kelime Listesi
castle /ˈkæsəɫ/ isim

kale

Saldırılara karşı koruma sağlayan, genellikle kalın duvarları ve savunma yapıları bulunan büyük yapı; tarihî olarak kraliyet ailesi ya da yöneticiler tarafından kullanılır.

"The castle is large."Kale çok büyüktür.

chemist's /kˈɛmɪsts/ isim

eczane

ilaç, kozmetik ve temizlik ürünlerinin satıldığı yer

"He picks up his prescription at the chemist's."Reçetesini eczaneden alıyor.

pharmacy /ˈfɑɹməsi/ isim

eczane

İlaçların satıldığı dükkan.

"I went to the pharmacy."Eczaneye gittim.

department store /dɪpˈɑːɹtmənt stˈoːɹ/ isim

büyük mağaza

Çeşitli türlerde mallar satan birkaç bölüme ayrılmış büyük bir mağaza.

"The department store has a restaurant on the top floor."Büyük mağazanın en üst katında bir restoran var.

hospital /ˈhɑːspɪtl/ isim

hastane

hasta veya yaralı kişilerin tedavi ve bakım gördüğü büyük yapı

"The hospital is near the station."Hastane istasyona yakın.

police station /pəˈlis ˌsteɪʃən/ isim

karakol

yerel polisin çalıştığı bina

"The police station is nearby."Karakol yakın.

shopping center /ˈʃɑpɪŋ ˈsɛntɚ/ isim

alışveriş merkezi

bir arada inşa edilmiş mağazalar alanı veya mağaza grubu

"The shopping center is huge."Alışveriş merkezi çok büyük.

supermarket /ˈsuːpɚˌmɑːrkɪt/ isim

süpermarket

gıda, içecek ve diğer eşyaların satıldığı büyük bir mağaza

"The supermarket opens early."Süpermarket erken açılıyor.

town hall /tˈaʊn hˈɔːl/ isim

belediye binası

Şehrin ya da kasabanın yöneticilerinin çalıştığı bina

"The town hall was busy."Belediye binası yoğundu.

museum /mjuˈziːəm/ isim

müze

önemli kültürel, sanatsal, tarihsel veya bilimsel esyaların korunduğu ve halka sergilendiği yer

"The museum has ancient statues."Müzede antik heykeller var.

zoo /zuː/ isim

hayvanat bahçesi

Birçok hayvan türünün sergilenme, üreme ve koruma amacıyla bulundurulduğu yer

"We saw the new baby elephant at the zoo."Hayvanat bahçesinde yeni doğan fili gördük.

road /roʊd/ isim

yol

Araba, otobüs vb. araçların kullanması için yapılmış geniş patika

"The road is wet."Yol ıslak.

bus station /bˈʌs stˈeɪʃən/ isim

otobüs terminali

Birden çok otobüsün yolculuklarını başlattığı ve bitirdiği, özellikle şehirlerarası seyahatlerde kullanılan yer.

"The bus station has ticket windows and waiting areas."Otobüs terminalinde bilet gişeleri ve bekleme alanları bulunur.

car park /kˈɑːɹ pˈɑːɹk/ isim

otopark

araçların belli bir süre park edilebildiği alan

"The car park is full on weekends."Hafta sonları otopark dolu.

railway station /ɹˈeɪlweɪ stˈeɪʃən/ isim

tren istasyonu

yolcuların ya da yüklerin trenlere binip inebildiği yer

"The railway station is crowded with commuters."Tren istasyonu yolcularla kalabalık.

bridge /brɪʤ/ isim

köprü

İnsanların veya araçların bir taraftan diğerine geçmesini sağlayan, nehrin, yolun vb. üzerine inşa edilmiş bir yapı.

"The bridge is long."Köprü uzun.

gallery /ˈɡæləri/ isim

galeri

sanat eserlerinin halka sergilendiği veya satıldığı yer

"Art gallery shows beautiful paintings."Sanat galerisi güzel tabloları sergiliyor.

park /pɑrk/ isim

park

çim ve ağaçları olan, insanların yürüyüş yapmak, oyun oynamak ve dinlenmek için girdiği büyük bir kamusal alan

"The park is peaceful."Park huzur verici.

square /skwɛr/ isim

meydan

İki veya daha fazla caddenin kesiştiği şehir veya kasabadaki açık alan.

"We met in the square."Meydanda buluştuk.

street /striːt/ isim

sokak

köy, kasaba veya şehirde araçların kullandığı, genellikle her iki tarafında bina, ev vb. bulunan yol

"The street is busy."Sokak kalabalık.

church /ʧɝʧ/ isim

kilise

Hristiyanların ibadet ettiğini ve dinlerini uyguladıkları yapı

"They go to church every Sunday."Her Pazar kiliseye giderler.

market /ˈmɑrkɪt/ isim

pazar

İnsanların bakkaliye alıp sattığı halka açık yer.

"There's a fresh farmers' market every Sunday."Her Pazar taze çiftçi pazarı var.

theater /ˈθiːətɚ/ isim

tiyatro

Oyun ve gösterilerin sahnelenmek üzere bir sahneye sahip olduğu, genellikle bir bina olan yer

"We went to the theater to see a play."Bir oyun izlemek için tiyatroya gittik.

river /ˈrɪvɚ/ isim

nehir

Karada denize, göle veya başka bir nehire doğru akan doğal ve sürekli su akışı

"The river flows into the sea."Nehir denize akar.

Bu listedeki 24 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

New English File Temel Kelime Listesi — Konular