Ders 4B · New English File Temel Kelime Listesi

New English File Temel Kelime Listesi listesindeki "Ders 4B" ile ilgili 43 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

43 kelime New English File Temel Kelime Listesi
to [get] dressed /ɡɛt dɹˈɛst/ ifade

giyinmek

Kıyafetlerini üzerine giymek.

"I need to get dressed quickly."Hızlıca giyinmem gerekiyor.

breakfast /ˈbrekfəst/ isim

kahvaltı

günün erken saatlerinde ilk yediğimiz yemek

"Breakfast is ready."Kahvaltı hazır.

housework /ˈhaʊˌswɝk/ isim

ev işleri

Ev içinde düzenli olarak yapılan temizlik, yıkama gibi günlük görevler.

"Housework seems never to be finished."Ev işleri hiç bitmiyor gibi görünüyor.

lunch /lʌntʃ/ isim

öğle yemeği

günün ortasında yediğimiz yemek

"We had lunch at noon."Öğle yemeğini öğleden sonra yedik.

pizza /ˈpiːtsə/ isim

pizza

İtalyan mutfağına ait, ince yuvarlak hamur üzerine domates ve peynir ile farklı malzemeler konularak fırında pişirilen bir yiyecek

"Let's order a large pepperoni pizza for dinner."Akşam yemeği için büyük bir pepperoni pizza siparş edelim.

dinner /ˈdɪnɚ/ isim

akşam yemeği

günün ana yemeği; genellikle akşam yediğimiz yemek

"We ate dinner at home."Akşam yemeğini evde yedik.

eight /eɪt/ sayı

sekiz

8 sayısı

"She woke up at eight."O sekizde uyandı.

hour /aʊɚ/ isim

saat

bir gün içinde bulunan yirmi dört zaman diliminin her biri; her zaman dilimi altmış dakikadan oluşur

"The class lasts one hour."Ders bir saat sürer.

wake up /ˈweɪk ˈʌp/ fiil

uyanmak

uyku halinden çıkmak, artık uyumamak

"I wake up at seven AM."Sabah yedide uyanırım.

have /hæv/ fiil

yemek, içmek

Bir şeyleri yemek ya da içmek anlamında kullanılan fiil

"Let's have lunch."Yeni bir telefonum var.

shower /ʃaʊər/ isim

duş

Vücudunuzun üzerinden akan bir su ekipmanı

"I like the shower."Duşu severim.

go /ɡoʊ/ fiil

gitmek

Bir yerden başka bir yere seyahat etmek veya hareket etmek

"Let's go to the cinema."Sinemaya gidelim.

work /wɝːk/ isim

para kazanmak için düzenli olarak yaptığımız bir şey

"I have a lot of work to do."Yapacak çok işim var.

school /skuːl/ isim

okul

çocukların öğretmenlerden öğrendikleri bir yer

"The school is near my house."Okul evime yakın.

coffee /ˈkɑːfi/, /ˈkɔːfi/ isim

kahve

sıcak su ile ezilmiş kahve çekirdeklerinin karıştırılmasıyla yapılan, genellikle kahverengi olan içecek

"He drinks coffee every morning."Her sabah kahve içer.

tea /tiː/ isim

çay

kuru çay yapraklarının sıcak suda demlenmesiyle yapılan içecek

"She drank tea after dinner."Akşam yemeğinden sonra çay içti.

do /duː/ fiil

yapmak

Adı belirtilmeyen bir eylemi gerçekleştirmek

"Do the dishes now."Sınavda elinden gelenin en iyisini yap.

start /stɑːrt/ fiil

başlamak

Yeni bir şeye başlamak ve onu yapmaya, hissetmeye vb. devam etmek.

"Start a new project."Yeni bir projeye başla.

finish /ˈfɪnɪʃ/ fiil

bitirmek

Bir şeyin sona ermesini sağlamak

"Finish your homework before dinner."Akşam yemeğinden önce ödevini bitir.

shopping /ˈʃɑpɪŋ/ isim

alışveriş

mağazalardan mal satın alma eylemi

"Shopping can be relaxing."Alışveriş rahatlatıcı olabilir.

bed /bɛd/ isim

yatak

uyumak için kullandığımız, normalde bir iskeleti ve yatağı olan mobilya

"The cat sleeps on my bed every night."Kedi her gece yatağımda uyuyor.

get /gɪt/ fiil

varmak

belirli bir yere ulaşmak

"I get home soon."Yakında eve varacağım.

home /hoʊm/ isim

ev

Genellikle ailemizle birlikte yaşadığımız yer.

"I am going home."Eve gidiyorum.

late /leɪt/ sıfat

geç

alışılmış veya beklenen zamandan sonra yapmak veya olmak.

"The bus is late."Otobüs geç kaldı.

bus /bəs/ isim

otobüs

karayoluyla çok sayıda yolcu taşıyan büyük bir araç.

"We rode the bus."Otobüse bindik.

put on /pʊt ɑːn/ fiil

giymek

Vücudun üzerine kıyafet, aksesuar vb. giysileri yerleştirmek veya takmak.

"Put on your coat outside."Dışarı çıkarken paltonu giy.

makeup /ˈmeɪˌkəp/ isim

makyaj

Yüzün görünümünü değiştirmek ya da güzelleştirmek amacıyla kullanılan renkli kozmetik ürünlerin tümü.

"She wears makeup."O makyaj yapar.

check /ʧɛk/ fiil

kontrol etmek

Bir şey veya birisi hakkında bilgi edinmek için bakarak, sorarak veya araştırarak öğrenmek.

"Students check their answers before submitting."Öğrenciler teslim etmeden önce cevaplarını kontrol eder.

email /ˈiːˌmeɪl/ isim

e-posta

e-posta adı verilen bir sistem kullanılarak bir kişiden başka bir kişiye veya bir grup insana gönderilen dijital bir mesaj.

"Send an email now."Şimdi bir e-posta gönderin.

italian /ˌɪˈtæljən/ sıfat

İtalyan

İtalya'ya veya halkına ya da diline ilişkin.

"This is an Italian car."Bu bir İtalyan arabası.

class /klæs/ isim

sınıf

birlikte eğitim gören öğrencilerin tamamı

"The class is noisy."Sınıfımız dokuzda başlıyor.

get up /ɡɛt ˈʌp/ fiil

ayağa kalkmak

ayağa kalkıp dikilmek

"Please get up now."O, her sabah erken ayağa kalkar.

shave /ʃeɪv/ fiil

tıraş olmak

Tıraş makinesi veya benzeri bir alet kullanarak vücudundan kıl almak

"He shaves his beard before work."İşe gitmeden önce sakalını tıraş olur.

early /ˈɝli/ sıfat

erken

Alışılmış ya da planlanan zamandan önce gerçekleşen ya da yapılan

"The train is early."Tren erken geldi.

walk /wɑːk/ fiil

yürümek

Ayaklarımızı sırayla bir diğerinin önüne koyarak normal bir hızda ileriye doğru hareket etmek

"Walk to school every morning."Her sabah okula yürü.

relax /rɪˈlæks/ fiil

rahatlamak

daha az endişelenmek veya stres hissetmek

"Sit down and relax for a while."Otur biraz rahatla.

take /teɪk/ fiil

almak

Bir şeye uzanıp onu tutmak.

"Please take this book."Lütfen bu kitabı al.

dog /dɔːɡ/ isim

köpek

Kuyruğu ve dört bacağı olan, evcil hayvan olarak beslenen ve sadakat duğuyla ünlü hayvan.

"The dog barked loudly."Köpek yüksek sesle havladı.

sleep /sliːp/ fiil

uyumak

zihnimizi ve bedenimizi gözlerimizi kapatarak dinlendirmek

"Babies sleep for many hours."Bebekler saatlerce uyur.

make /meɪk/ fiil

yapmak

Parçaları birleştirerek veya malzemeleri karıştırarak bir şeyi oluşturmak, üretmek veya hazırlamak

"She makes delicious cakes."O lezzetli kekler yapar.

bath /bæθ/ isim

banyo

Suyla doldurduğumuz ve vücudumuzu temizleyip yıkamak için içine girdiğimiz büyük ve uzun bir kap.

"Take a warm bath."Ilık bir banyo yap.

see /si/ fiil

görmek

belirli bir yeri veya kişiyi ziyaret etmek

"Let's see Paris."Paris'i görelim.

friend /frɛnd/ isim

arkadaş

sevdiğimiz ve güvendiğimiz biri

"My best friend and I play football every weekend."En iyi arkadaşım ve her hafta sonu futbol oynarız.

Bu listedeki 43 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

New English File Temel Kelime Listesi — Konular