zeki
son derece akıllı ya da akademik yeteneği yüksek kişi.
"The brainiac solved the puzzle quickly."Zeki, bulmacayı çabucak çözdü.
Zeka ve Zihinsel Yetenek konusundaki 22 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
zeki
son derece akıllı ya da akademik yeteneği yüksek kişi.
"The brainiac solved the puzzle quickly."Zeki, bulmacayı çabucak çözdü.
usta
Belirli bir alanda son derece yetkin ya da bilgili kişi.
"He is a computer whiz."O bir bilgisayar ustasıdır.
hızlı kavrayan
konuları çabuk anlayabilen, çabuk kavrayan kişi.
"My new assistant is quick on the uptake."Yeni asistanım çok hızlı kavrayan biri.
inek
Genellikle içine kapanık, ilgi alanları nedeniyle alay edilen entelektüel kişi.
"The nerd joins the robotics club."İnek robotik kulübüne katılır.
süper beyin
Aşırı zeki veya akıllı, genellikle çevrimiçi olarak alaycı bir şekilde kullanılır.
"That was big brain."Bu süper beyinlikti.
uyanık, ayakta
Hızlı kavrayan ve olaylara çabuk tepki veren kişi.
"My assistant is really on the ball."Asistentim gerçekten uyanık.
zeki, kurnaz
Zeki, güçlü bir kişiliğe sahip kişi.
"She is smart cookie."O gerçekten kurnaz bir tip.
ayakları üzerinde düşünmek
Önceden düşünmeden, hızlıca düşünmek ve tepki vermek.
"She thinks on her feet well."O, ayakları üzerinde düşünmede iyi.
galaksi beyinli
Anlaşılır veya derin görünse de aslında absürt, aşırı karmaşık veya anlamsız.
"A galaxy-brain idea."Bir galaksi beyinli fikir.
operasyonun beyni
bir grup içinde düşünme, planlama ya da strateji geliştirmeden sorumlu kişi.
"My partner is the brains of the operation."Ortakım operasyonun beyni benim.
aptal
Aptalca, budalaca veya sağduyudan yoksun davranan biri.
"He is a doofus."O bir aptal.
tuhaf
Sosyal açıdan beceriksiz, popüler olmayan, moda dışı ilgi alanları yüzünden tuhaf görülen kişi.
"The kids called him a dork."Çocuklar ona tuhaf dediler.
baş kafası
Unutkan, dalgın ya da pek zeki olmayan kişi
"The airhead forgets her own phone number."Baş kafası kendi telefon numarasını bile unutuyor.
sersem
Düşüncesiz, dağınık ve genellikle alaycı bir şekilde kullanılan, zeka eksikliği ima eden kişi.
"She is such a ditz."Bazen o kadar sersem ki.
beyinsiz
son derece akılsız, aptalca davranan ya da düşünme yetisi çok zayıf olan
"That idea is brain-dead."Hasta beyin ölümü geçirmiştir.
beyin hücresi eksikliği
son derece aptalca ya da mantıksız davranmak; genellikle şaka amaçlı söylenir.
"You lack brain cells."Gerçekten beyin hücresi eksikliği var senin.
aptal
Zeka seviyesi düşük, anlayışı kıt veya sağduyudan yoksun olduğu düşünülen kişi.
"He is smooth brain."O aptal.
zeki
Zeki veya derin düşünme yeteneğine sahip olduğu düşünülen kişi.
"The professor has a wrinkly brain."Profesör zeki.
bez beyni
çok aptal ya da saf biri
"That pea brain forgot again."O bez beyni yine unutmuş.
411
bir konu hakkındaki en yeni bilgi, dedikodu ya da haber.
"The website gives you the 411."Web sitesi sana 411'i veriyor.
geek
Bilgisayarlar ve ilgili konular hakkında derin bilgi ve tutku sahibi kişi.
"He is a computer geek who loves coding."O, kodlamayı seven bir bilgisayar geek’idir.
404
zihinsel olarak kaybolmuş, kafası karışmış ya da hiçbir şey anlayamayan durum; bir web sayfasının bulunamaması gibi.
"My mind is 404."Beynim tam bir 404.
Bu listedeki 22 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla