yirmi
20 sayısı
"I am twenty years old."Yirmi dolara ihtiyacım var.
Face2Face Temel Kelime Listesi listesindeki "Ünite 1 - 1C" ile ilgili 39 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.
yirmi
20 sayısı
"I am twenty years old."Yirmi dolara ihtiyacım var.
otuz
30 sayısı
"She spent thirty minutes there."Otuz dakika orada kaldı.
kırk
40 sayısı
"He is forty years old."Kırk yaşında.
elli
50 sayısı
"She saved fifty dollars."Elli dolar biriktirdi.
altmış
60 sayısı.
"Sixty minutes in hour."Bir saatte altmış dakika.
yetmiş
70 sayısı
"She is seventy years old."Yetmiş yaşında.
seksen
80 sayısı
"He walked eighty steps."Seksen adım yürüdü.
doksan
90 sayısı
"She scored ninety percent."Yüzde doksan puan aldı.
yüz
100 sayısı
"There are a hundred people here."Burada yüz kişi var.
yirmi sekiz
28 sayısı; yirmi artı sekiz eder
"February has twenty-eight days."Şubat ayı yirmi sekiz gündür.
otuz dört
34 sayısı; otuz dört yıl
"She has thirty-four books."Otuz dört kitabı var.
kırk yedi
47 sayısı; kırk yedi yıl
"He answered forty-seven questions."Kırk yedi soruya cevap verdi.
elli bir
51 sayısı; Amerika Birleşik Devletleri'ndeki eyalet sayısı
"Fifty-one is a number."Elli bir bir sayıdır.
altmış üç
63 sayısı; bir dakikadaki saniye artı üç saniye
"He scored sixty-three points."Altmış üç sayı attı.
yetmiş beş
75 sayısı
"She is seventy-five years old."Yetmiş beş yaşında.
seksen‑altı
86 sayısı; sekizi on ile çarpıp altıya ekleyerek elde edilen sayı.
"She waited eighty-six days."O, seksen‑altı gün bekledi.
doksan‑iki
92 sayısı; bir dik açının derecesine iki eklenmesiyle elde edilen sayı.
"He scored ninety-two percent."O, doksan‑iki yüzde puan aldı.
on beş
15 sayısı
"The bus arrives in fifteen minutes."Otobüs on beş dakika içinde gelir.
on dokuz
19 sayısı
"She read nineteen books this year."Bu yıl on dokuz kitap okudu.
yirmi bir
21 sayısı; üç haftadaki gün sayısı
"She is twenty-one years old."O, yirmi bir yaşında.
yirmi iki
22 sayısı; iki futbol takımının toplam oyuncu sayısı
"He has twenty-two students."Onun yirmi iki öğrencisi var.
yirmi üç
23 sayısı; insan vücudundaki kromozom çiftlerinin sayısı.
"There are twenty-three students."Onun yirmi üç kuzeni var.
yirmi‑dört
24 sayısı; bir günde bulunan saat sayısı.
"A day has twenty-four hours."Bir gün yirmi‑dört saatten oluşur.
yirmi‑beş
25 sayısı; beşi beşle çarparak elde edilen sayı.
"She saved twenty-five dollars."O, yirmi‑beş dolar biriktirdi.
yirmi‑altı
26 sayısı; İngiliz alfabesindeki harf sayısı.
"The alphabet has twenty-six letters."Alfabe yirmi‑altı harften oluşur.
yirmi‑yedi
27 sayısı; üçü üç kez çarparak elde edilen sayı.
"She is twenty-seven years old."O, yirmi‑yedi yaşında.
yirmi‑dokuz
29 sayısı; artık yıl olduğunda Şubat ayındaki gün sayısı.
"February has twenty-nine days in a leap year."Artık yılda Şubat ayı yirmi‑dokuz gündür.
ilk ad
Doğumda verilen, soyadın önünde yer alan ad.
"Her first name is Sarah."Onun ilk adı Sarah.
soyadı
adımızın ardından gelen, ailemizle paylaştığımız ad
"Write your surname here."Soyadınızı buraya yazın.
cep telefonu
Kablolu olmayan, hücresel radyo sistemi üzerinden iletişim kurabilen ve her yerde taşınabilen telefon.
"Her mobile phone rings during the meeting."Toplantı sırasında cep telefonu çaldı.
posta kodu
Mektup ve paketlerin doğru adrese ulaşmasını sağlayan harf ve rakamlardan oluşan özel kod.
"Write the postcode clearly on the envelope."Zarfın üzerine posta kodunu net bir şekilde yazın.
kredi kartı
genellikle banka tarafından verilen, mal ve hizmet almak için kullandığımız plastik kart
"She paid with a credit card."Kredi kartıyla ödeme yaptı.
iş
para kazanmak için düzenli olarak yaptığımız çalışma
"He found a new job."Yeni bir iş buldu.
on üç
13 sayısı
"There are thirteen students."On üç öğrenci var.
ev
Genellikle ailemizle birlikte yaşadığımız yer.
"I am going home."Eve gidiyorum.
numara
belirli bir telefonu aramak veya belirli bir hizmete ulaşmak için kullanılan belirli bir rakam dizisi
"Call this number."Bu numarayı ara.
iş
para kazanmak için düzenli olarak yaptığımız bir şey
"I have a lot of work to do."Yapacak çok işim var.
adres
Birinin yaşadığı veya bir şeyin gönderildiği yer
"Write your address here."Adresinizi buraya yazın.
e-posta
bir ağ üzerinden mesaj veya belge göndermek ve almak için kullanılan bir sistem
"Send an email."Bir e-posta gönder.
Bu listedeki 39 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla