kahvaltı
günün erken saatlerinde ilk yediğimiz yemek
"Breakfast is ready."Kahvaltı hazır.
Yiyecek ve İçecekler konusundaki 22 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
kahvaltı
günün erken saatlerinde ilk yediğimiz yemek
"Breakfast is ready."Kahvaltı hazır.
öğle yemeği
günün ortasında yediğimiz yemek
"We had lunch at noon."Öğle yemeğini öğleden sonra yedik.
akşam yemeği
günün ana yemeği; genellikle akşam yediğimiz yemek
"We ate dinner at home."Akşam yemeğini evde yedik.
dondurma
Süt, krema, şeker ve çeşitli tatlandırıcıların karıştırılmasıyla yapılan tatlı ve soğuk bir tatlı
"The ice cream melted quickly."Dondurma çabuk eridi.
su
Kokusuz, tatsız ve renksiz bir sıvı; gökyüzünden yağmur düşer; yıkama, pişirme, içme vb. amaçlarla kullanılır
"The water is very cold."Su çok soğuk.
pirinç
Küçük ve kısa taneli, beyaz veya esmer renkte bir tahıl; genellikle Asya'da yetiştirilir ve bolca tüketilir
"The rice is ready."Pirinç hazır.
çikolatalı süt
Süte çikolata tozu, şurup vb. eklenerek yapılan bir içecek
"The chocolate milk is sweet."Çikolatalı süt tatlı.
çorba
Et, balık veya sebzeler gibi malzemelerin su ile pişirilmesiyle yapılan sıvı yiyecek
"The soup is hot."Çorba sıcak.
salata
Genellikle marul, domates ve salatalık gibi çiğ sebzelerin bir çeşit sos ile karıştırılmasıyla yapılan yiyecek; bazen et de içerebilir
"The salad is fresh."Salata taze.
pizza
İtalyan mutfağına ait, ince yuvarlak hamur üzerine domates ve peynir ile farklı malzemeler konularak fırında pişirilen bir yiyecek
"Let's order a large pepperoni pizza for dinner."Akşam yemeği için büyük bir pepperoni pizza siparş edelim.
sandviç
İki dilim ekmek arasına peynir, et vb. malzemeler konularak yapılan yiyecek
"I ate a sandwich at lunch."Öğle yemeğinde sandviç yedim.
tuz
madenlerden ve deniz suyu içinde bulunan, yiyeceklere lezzet karmak veya saklamak için eklenen doğal beyaz bir madde
"Add a little salt to the dish."Yemeğe biraz tuz ekle.
yemek
günün farklı saatlerinde düzenli olarak yediğimiz yiyecek; örneğin kahvaltı, öğle yemeği veya akşam yemeği
"We ate a meal together."Birlikte yemek yedik.
çay
kuru çay yapraklarının sıcak suda demlenmesiyle yapılan içecek
"She drank tea after dinner."Akşam yemeğinden sonra çay içti.
kahve
sıcak su ile ezilmiş kahve çekirdeklerinin karıştırılmasıyla yapılan, genellikle kahverengi olan içecek
"He drinks coffee every morning."Her sabah kahve içer.
pasta
un, tereyağı veya yağ, şeker, yumurta ve diğer malzemelerin karıştırılıp fırında pişirilmesiyle yapılan tatlı yiyecek
"The cake looks beautiful."Pasta güzel görünüyor.
kurabiye
genellikle un, şeker ve çikolata parçaları veya fındık gibi diğer malzemelerle yapılan tatlı, fırında pişirilmiş bir ikram
"This cookie is very sweet."Bu kurabiye çok tatlı.
ekmek
un, su ve genellikle mayanın karıştırılıp fırında pişirilmesiyle yapılan yiyecek türü
"I need to buy some bread from the bakery."Fırından ekmek almam gerekiyor.
bal
arıların ürettiği, sarı veya kahverengi, tatlı, yapışkan, koyu sıvı; yiyecek olarak tüketilebilen doğal ürün
"The honey is sweet."Bal tatlı.
reçel
Meyveleri şerbetli su ile kaynatılarak yapılan, genellikle ekmek üzerine yenen koyu tatlı bir gıda maddesi
"The jam tastes sweet."Reçel tatlı tadıyor.
meyve suyu
Meyve ve sebzelerin içindeki sıvı veya onlardan yapılan içecek
"The juice is cold."Meyve suyu soğuk.
şeker
bitkilerden elde edilen, yiyecek ve içecekleri tatlandırmak için kullanılan beyaz veya kahverengi tatlı bir madde
"Too much sugar is unhealthy."Fazla şeker sağlığa zararlıdır.
Bu listedeki 22 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla