Kıyafetler ve Ayakkabılar: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Kıyafetler ve Ayakkabılar konusundaki 20 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

A1 20 kelime A1 Seviyesi İngilizce Kelimeler
clothes /kloʊðz/ isim

kıyafetler

vücudumuzu örtmek için giydiğimiz şeyler, pantolon, gömlek ve ceket gibi

"These clothes are clean."Bu kıyafetler temiz.

shirt /ʃɝːt/ isim

gömlek

genellikle erkekler tarafından üst vücutta giyilen, genellikle yakalı ve kollu, önü düğmeli bir giysi parçası

"His white shirt was stained with coffee."Beyaz gömleği kahve lekesi olmuştu.

T-shirt /ˈtiː ʃɝːt/ isim

tişört

yakası olmayan, genellikle pamuktan yapılmış, günlük kullanımlık kısa kollu gömlek

"I bought a new T-shirt."Yeni bir tişört aldım.

dress /drɛs/ isim

elbise

Kız ve kadınların giydiği, tek parça halinde yapılmış, bedeni bacaklara kadar kaplayan ancak her bacak için ayrı bölümü olmayan giysi.

"She wore a red dress."Kırmızı bir elbise giydi.

skirt /skɝːt/ isim

etek

Kız veya kadınların belden bağlanan ve bacaklara doğru sarkan bir giysi parçası.

"She bought a blue skirt."Mavi bir etek aldı.

jeans /dʒiːnz/ isim

kot pantolon

Kot denilen dayanıklı pamuk kumaştan yapılan, günlük tarz için tercih edilen pantolon.

"These jeans are too tight."Bu kot pantolon çok dar.

sweater /ˈswɛtɚ/ isim

kazak

Bedenin üst kısmında giyilen, pamuk veya yünden yapılan, uzun kollu ve önü kapalı giysi.

"The sweater is warm."Kazak sıcak tutuyor.

hat /hæt/ isim

şapka

Genellikle kenarları olan, başa giyilen, sıcaklık, moda veya üniforma parçası olarak kullanılan giysi.

"He wore a hat."Bir şapka taktı.

shoe /ʃuː/ isim

ayakkabı

Ayaklarımızı örtmek ve korumak için giydiğimiz, genellikle deri veya plastik gibi dayanıklı malzemelerden yapılan giyecek.

"Put on your shoe."Ayakkabını giy.

boot /buːt/ isim

bot

Ayağı ve bileği, çoğu zaman bacağın alt kısmını da kaplayan dayanıklı bir ayakkabı türü.

"He cleaned his boots."Botlarını temizledi.

sock /sɑːk/ isim

çorap

Ayaklarımıza giydiğimiz yumuşak bir giysi.

"I lost a sock."Bir çorabımı kaybettim.

underwear /ˈʌndɚˌwɛr/ isim

iç çamaşırı

Diğer tüm kıyafetlerin altına, doğrudan cildin üzerine giyilen giysiler.

"He bought new underwear."Yeni iç çamaşırı aldı.

swimsuit /ˈswɪmˌsuːt/ isim

mayo

Özellikle kadınlar ve kız çocuklarının yüzme sırasında giydiği giyecek parçası.

"She wore a swimsuit at the beach."Plajda mayo giydi.

pants /pænts/ isim

pantolon

Belden ayak bileklerine kadar bedenin alt yarısını kaplayan, her ayağı ayrı ayrı örten giysi.

"These pants fit well."Bu pantolon iyi oturdu.

coat /koʊt/ isim

palto

Uzun kollu, dışarıda ve diğer giysilerin üzerine giyilen, sıcak veya kuru kalmak için kullanılan giysi.

"Put on your coat."Paltonu giy.

jacket /ˈdʒækɪt/ isim

ceket

Bedenin üst kısmında giyilen, genellikle kollu ve ön tarafında kapanma bölmesi olan kısa giysi.

"Wear your jacket."Ceketi sandalyede.

suit /suːt/ isim

takım elbise

Aynı kumaştan yapılmış, birlikte giyilmesi gereken ceket ile pantolon veya etekten oluşan giysi.

"He wore a black suit."Siyah bir takım elbise giydi.

tie /taɪ/ isim

kravat

Özellikle erkeklerin yakasının etrafına bağladığı, uzun ve dar kumaş parçası.

"He wears a tie to work every day."Her gün işe kravat giyer.

purse /pɝːs/ isim

çanta

Özellikle kadınlar tarafından kişisel eşyaları taşımak için kullanılan küçük bir çanta.

"Her purse is on the table."Çantası masanın üzerinde.

pajamas /pəˈdʒɑːməz/ isim

pijama

Yatarken giyilen bol bir üst ve alt kıyafet seti.

"He put on his pajamas."Pijamasını giydi.

Bu listedeki 20 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

A1 Seviyesi İngilizce Kelimeler — Konular