toplamak
Bir şeyi bozulmuş ya da dağınık hâle getirerek kullanılamaz hâle sokmak.
"He will ball up plans."Kağıdı topla ve at.
İşleri Karıştırmak veya Sorun Yaratmak konusundaki 11 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
toplamak
Bir şeyi bozulmuş ya da dağınık hâle getirerek kullanılamaz hâle sokmak.
"He will ball up plans."Kağıdı topla ve at.
berbat etmek
Ciddi bir hata yaparak bir işi büyük ölçüde zarar vermek ya da yok etmek.
"Do not botch up the simple task."Basit görevi berbat etme.
dağınık hâle getirmek
Bir yeri karışık, düzensiz bir ortama dönüştürmek.
"Don't clutter up room."Oturma odasını dağınık hâle getirme.
başa çıkamamak
Yeterli yetenek ya da bilgi eksikliği nedeniyle bir işi batırmak.
"He cocks up the presentation completely."Sunumu tamamen başa çıkamıyor.
karıştırmak
Ögeleri, bilgileri ya da nesneleri düzensiz hâle getirerek bir karışıklık yaratmak.
"The wind will jumble up hair."Harfler anlamsız bir şekilde karıştı.
karıştırmak
Bir hataya ya da yanlışa sebep olarak bir durumu ya da görevi dağınık, karışık ya da başarısız hâle getirmek.
"Do not mess up your room."Odanı karıştırma.
mahvetmek
Bir hatadan dolayı bir şeyi tamamen boşa çıkarmak, başarısız olmak.
"Do not muck up the clean floor."Temiz zemini mahvetme.
karıştırmak
iki ya da daha fazla şeyi ya da kişiyi birbirine karıştırmak, kafası karışık hâle getirmek
"The rain will muddle up the path."Talimatlar yeni başlayanları karıştırıyor.
yanılmak
hata yapmak
"I will slip up sometimes."Herkes zaman zaman yanılabilir.
takılmak
birinin ayağını bir şeye takarak tökezlemesine ya da düşmesine sebep olmak
"The rope will trip up him."Karmaşık soru öğrencileri takılıyor.
karıştırmak
genellikle kafa karışıklığına veya hatalara yol açan bir grup şeyin düzenini veya sırasını istemeden değiştirmek
"Don't mix up the files."Dosyaları karıştırma.
Bu listedeki 11 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla