Ders 6A · New English File Orta-Üstü Kelime Listesi

New English File Orta-Üstü Kelime Listesi listesindeki "Ders 6A" ile ilgili 21 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

21 kelime New English File Orta-Üstü Kelime Listesi
yawn /jɑn/ fiil

esnemek

sıkıntı veya yorgunluk nedeniyle beklenmedik şekilde ağzını genişçe açıp derin bir nefes almak

"He will yawn now."Sıkıcı ders beni esnetmek zorunda bıraktı.

nap /ˈnæp/ isim

kısa uyku

genellikle gün içinde yenilenmek veya dinlenmek için alınan kısa süreli uyku

"I took a short nap after lunch."Öğle yemeğinden sonra kısa bir kestirdim.

sleepy /ˈsɫipi/ sıfat

uykulu

Uyuma ihtiyacı ya da isteği hissetmek.

"I feel sleepy."Uykulu hissediyorum.

snore /snɔr/ fiil

horlamak

uyurken burnundan ve ağzından gürültülü bir şekilde nefes almak

"Some people snore loudly at night."Bazı insanlar geceleyin yüksek sesle horlar.

sheet /ˈʃit/ isim

çarşaf

Yatağın üzerine ya da altına serilen, büyük, ince ve dikdörtgen bir kumaş parçası.

"The sheet is made of 100 percent cotton."Çarşaf yüzde yüz pamuktan üretilmiştir.

duvet /dˈuːveɪ/ isim

yorgan

İki kat kumaştan oluşan ve tüy, pamuk ya da benzeri yumuşak malzemelerle doldurulmuş yatak örtüsü

"The duvet is too warm for summer nights."Yorgan, yaz geceleri için çok sıcak.

insomnia /ˌɪnˈsɑmniə/ isim

uykusuzluk

kişinin uyuyamamasına veya uykuda kalınamamasına yol açan bir bozukluk

"Insomnia kept him awake all night."Uykusuzluk onu bütün gece uyanık tuttu.

sleeping pill /slˈiːpɪŋ pˈɪl/ isim

uyku ilacı

uyku getirmek ya da uykusuzluğu gidermek amacıyla alınan ilaç

"The sleeping pill knocks him out."Uyku ilacı onu hemen uyutur.

light sleeper /lˈaɪt slˈiːpɚ/ isim

hafif uyuyan

Uykusu kolayca bozulabilen kişi

"The light sleeper wakes up at any small noise."Hafif uyuyan, ufak bir sesle bile uyanır.

to [fall] asleep /fˈɔːl ɐslˈiːp/ ifade

uykuya dalmak

Uyanık olmaktan çıkıp uyumaya başlamak

"I fell asleep very quickly."Çok çabuk uykuya daldım.

fast asleep /fˈæst ɐslˈiːp/ sıfat

derin uykuda

Çok derin bir uyku hâli, uyanması zor

"The baby is fast asleep."Bebek derin uykuda.

oversleep /ˌoʊvɝˈsɫip/ fiil

geç uyanmak

niyet ettiğinden daha geç uyanmak

"He oversleeps and misses his flight."Geç uyanır ve uçağını kaçırır.

to [sleep] like a dog /ˈæstɚɹˌɪskɐstɚɹˌɪskɐstɚɹˌɪsk slˈiːp vˈɛɹi sˈaʊndli/ ifade

köpek gibi uyumak

Kolay uyanılamayacak kadar derin uyumak

"I slept like a dog."Köpek gibi uyudum.

sleepwalk /ˈsɫipˌwɔk/ fiil

uyurgezerlik yapmak

Uykuda yürümek ya da başka eylemler gerçekleştirmek

"He sleepwalks during the night."Gece uyurgezerlik yapıyor.

awake /əˈweɪk/ sıfat

uyanık

uyku ya da bilinç kaybı hâlinde olmayan

"I am still awake."Hâlâ uyanığım.

sleep /sliːp/ fiil

uyumak

zihnimizi ve bedenimizi gözlerimizi kapatarak dinlendirmek

"Babies sleep for many hours."Bebekler saatlerce uyur.

blanket /ˈbɫæŋkət/, /ˈbɫæŋkɪt/ isim

battaniye

Yün, pamuk ya da başka bir malzemeden yapılmış, ısıtmak ya da konfor sağlamak amacıyla kullanılan büyük bir kumaş parçası; yatak, koltuk vb. üzerine konur.

"The wool blanket is very warm."Yün battaniye çok ısıtıcıdır.

pillow /ˈpɪloʊ/ isim

yastık

Yatarken veya uyurken başımızın üzerine koyduğumuz, yumuşak malzemelerle doldurulmuş kumaş torba.

"I need a pillow to sleep."Uyumak için bir yastığa ihtiyacım var.

nightmare /ˈnaɪtˌmɛr/ isim

kâbus

Çok korkunç, hoş olmayan veya rahatsız edici bir rüya

"The nightmare was awful."Kâbus korkunçtu.

set /sɛt/ fiil

hazırlamak

Bir şeyi belirli bir amaç veya kullanım için uygun veya istenilen duruma ayarlamak

"She sets the table for dinner."Yemek için sofrayı hazırlar.

alarm /əˈɫɑɹm/ isim

çalar saat

Belirli bir saatte ses çıkararak kişiyi uyandıran saat

"The alarm clock rings at 6 AM."Çalar saat sabah 6’da çalıyor.

Bu listedeki 21 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

New English File Orta-Üstü Kelime Listesi — Konular