ateşi olmak
genellikle bir hastalığın veya enfeksiyonun belirtisi olarak vücut ısısının yükselmesi
"He is running a fever."Ateşi var.
Rastgele Eylemler (Run) konusundaki 7 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
ateşi olmak
genellikle bir hastalığın veya enfeksiyonun belirtisi olarak vücut ısısının yükselmesi
"He is running a fever."Ateşi var.
çılgına dönmek
Vahşi, kontrolsüz ve genellikle şiddetli bir şekilde davranmak.
"A wild animal ran amok in the village."Köyde vahşi bir hayvan çılgına döndü.
kurak kalmak, suyu tükenmek
(Nehir, dere, kuyu vb.) suyun tamamen yok olması.
"The well ran dry last summer."Kuyu geçen yaz kurak kaldı.
bir iş halletmek
Kısa ve genellikle önemsiz bir görevi tamamlamak.
"I need to run an errand after work."İşten sonra bir iş halletmem gerekiyor.
geç kalmak
Planlanan ya da beklenen zamanda bir yere varamamak, programın gerisinde olmak.
"The bus is running late today."Otobüs bugün geç kalıyor.
kontrolsüz davranmak
Düzensiz ve denetimsiz bir şekilde hareket etmek.
"The children ran wild at recess."Çocuklar teneffüste kontrolsüz davrandı.
göz atmak
Bir şeye hızlıca bakmak, incelemek.
"Please run your eye over this document."Lütfen bu belgeye göz at.
Bu listedeki 7 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla