Hazırlık ve Düzenleme (Set): İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Hazırlık ve Düzenleme (Set) konusundaki 13 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

13 kelime Collocations Do Set Go İngilizce Kelimeleri
to [set] a record /sˈɛt ɐ ɹˈɛkɚd/ ifade

rekor kırmak

Bir alanda daha önceki başarıyı aşarak yeni bir yüksek ya da dikkat çekici standart oluşturmak.

"The athlete set a new world record."Sporcu yeni bir dünya rekoru kırdı.

to [set] a table /sˈɛt ɐ tˈeɪbəl/ ifade

masayı kurmak

Yemek için tabak, çatal, bıçak, bardak vb. eşyaları düzenleyerek sofrayı hazırlamak.

"Please set the table now."Lütfen şimdi masayı kur.

to [set] a condition /sˈɛt ɐ kəndˈɪʃən/ ifade

şart koşmak

Belirli bir sonucun gerçekleşmesi için yerine getirilmesi gereken koşul ya da gerekliliği belirlemek.

"They set a condition first."Önce bir şart koydular.

to [set] a course /sˈɛt ɐ kˈoːɹs/ ifade

rotayı belirlemek

Belirli bir amaç ya da hedef doğrultusunda bir yön, yol ya da plan oluşturmak.

"We need to set a course."Bir rota belirlememiz gerekiyor.

to [set] a foundation /sˈɛt ɐ faʊndˈeɪʃən/ ifade

temel atmak

Bir şey için sağlam ve temel bir zemin ya da altyapı oluşturmak.

"The builders set a strong foundation."İnşaatçılar sağlam bir temel attı.

to [set] a password /sˈɛt ɐ pˈæswɜːd/ ifade

şifre belirlemek

Dijital bir hesap, cihaz ya da sistemin erişimini güvence altına almak için gizli bir karakter dizisi ya da ifade oluşturmak.

"You need to set a password for your account."Hesabın için bir şifre belirlemen gerekiyor.

to [set] a precedent /sˈɛt ɐ pɹˈɛsɪdənt/ ifade

örnek teşkil etmek

Benzer durumlarda başkalarının izleyebileceği bir örnek yaratmak.

"This will set a precedent."Bu durum bir örnek teşkil edecek.

to [set] a reminder /sˈɛt ɐ ɹɪmˈaɪndɚ/ ifade

hatırlatıcı ayarlamak

gelecekte bir şeyi hatırlamak için bir bildirim planlamak

"I will set a reminder on my phone."Telefonuma bir hatırlatıcı ayarlayacağım.

to [set] a rule /sˈɛt ɐ ɹˈuːl/ ifade

kural koymak

bir şeyin nasıl yapılacağı ya da neyin izinli olduğu konusunda karar vermek

"Parents must set a rule."Ebeveynlerin bir kural koyması gerekir.

to [set] an objective /sˈɛt ɐn ɑːbdʒˈɛktɪv/ ifade

hedef belirlemek

belirli bir görev ya da proje için ulaşılmak istenen amaç ya da hedefi tanımlamak

"We need to set an objective for this project."Bu proje için bir hedef belirlememiz gerekiyor.

to [set] the mood /sˈɛt ðə mˈuːd/ ifade

ortamı/ruh halini ayarlamak

çeşitli unsurlar ya da eylemlerle belirli bir atmosfer ya da duygusal ton yaratmak

"The music set the mood for the evening."Müzik akşamın ruh halini ayarladı.

to [set] the clock ahead /sˈɛt ðə klˈɑːk ɐhˈɛd/ ifade

saatı ileri almak

gün ışığından yararlanma saatine uyum sağlamak amacıyla saati bir saat ileri ayarlamak

"Remember to set the clock ahead one hour."Saati bir saat ileri almayı unutma.

to [set] the clock back /sˈɛt ðə klˈɑːk bˈæk/ ifade

saatı geri almak

gün ışığından yararlanma saatinin sona ermesiyle saati bir saat geri ayarlamak

"In autumn, we set the clock back."Sonbaharda saati geri alırız.

Bu listedeki 13 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Collocations Do Set Go İngilizce Kelimeleri — Konular