Ev İşleri, Egzersiz veya Rekreasyon (Do): İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Ev İşleri, Egzersiz veya Rekreasyon (Do) konusundaki 17 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

17 kelime Collocations Do Set Go İngilizce Kelimeleri
to [do] a drawing /dˈuː ɐ dɹˈɔːɪŋ/ ifade

çizim yapmak

kağıt, tuval gibi bir yüzeye kalem, tükenmez ya da boya gibi araçlarla görsel bir temsil oluşturmak

"She did a drawing of a cat."Kedi resmi çizdi.

to [do] exercise /dˈuː ˈɛksɚsˌaɪz/ ifade

egzersiz yapmak

sağlık, zindelik ya da genel iyilik hâlini artırmak amacıyla fiziksel aktiviteye katılmak

"You should do exercise every day."Her gün egzersiz yapmalısın.

to [do] gymnastics /dˈuː dʒɪmnˈæstɪks/ ifade

jimnastik yapmak

Güç, esneklik ve koordinasyon gerektiren bir dizi fiziksel hareket ve egzersizi yerine getirmek.

"She does gymnastics at a local club."Yerel bir kulüpte jimnastik yapıyor.

to [do] {one's} hair /dˈuː wˈʌnz hˈɛɹ/ ifade

saçını yapmak

Saçları şekillendirmek, taramak ya da düzenlemek.

"I need to do my hair before the party."Partiden önce saçımı yapmam gerekiyor.

to [do] laundry /dˈuː lˈɔːndɹi/ ifade

çamaşır yıkamak

Kıyafet ve diğer tekstil ürünlerini yıkamak, kurutmak ve katlamak; genellikle ev işi olarak yapılır.

"I have to do laundry on Sunday."Pazar günü çamaşır yıkamam lazım.

to [do] {one's} makeup /dˈuː wˈʌnz mˈeɪkʌp/ ifade

makyaj yapmak

Görünümü güzelleştirmek amacıyla kozmetik ürünlerini uygulamak.

"She did her makeup quickly."Makyajını çabucak yaptı.

to [do] {one's} nails /dˈuː wˈʌnz nˈeɪlz/ ifade

tırnak bakımı yapmak

Parmak ya da ayak tırnaklarını boyamak ya da süslemek.

"She went to the salon to do her nails."Tırnak bakımı yapmak için kuaföre gitti.

to [do] shopping /dˈuː ʃˈɑːpɪŋ/ ifade

alışveriş yapmak

Mağazaları gezerek ürün veya mal satın alma eylemi.

"I need to do shopping for dinner."Akşam yemeği için alışveriş yapmam gerekiyor.

to [do] sports /dˈuː spˈoːɹts/ ifade

spor yapmak

Hareket ve beceri gerektiren fiziksel aktiviteler ve oyunlar oynamak veya katılmak.

"I like to do sports."Spor yapmayı severim.

to [do] (the|) chores /dˈuː ðə ɔːɹ tʃˈoːɹz/ ifade

ev işlerini yapmak

Temizlik, düzenleme ve evin bakımıyla ilgili rutin görevleri yerine getirmek.

"The kids must do their chores."Çocuklar ev işlerini yapmak zorundalar.

to [do] the cleaning /dˈuː ðə klˈiːnɪŋ/ ifade

temizlik yapmak

Bir yeri düzenli, temiz ve tertipli hâle getirmek.

"We did the cleaning in the morning."Sabah temizlik yaptık.

to [do] the cooking /dˈuː ðə kˈʊkɪŋ/ ifade

yemek pişirmek

Yemek hazırlamak ve pişirmek.

"My father does the cooking at home."Babam evde yemek pişiriyor.

to [do] a crossword /dˈuː ɐ kɹˈɔswɜːd/ ifade

çengel bulmaca çözmek

Verilen ipuçlarına göre bir ızgarada kelimeleri doldurarak bulmacayı tamamlamak.

"I like to do a crossword in my free time."Boş zamanlarımda çengel bulmaca çözmeyi severim.

to [do] the dishes /dˈuː ðə dˈɪʃᵻz/ ifade

bulaşıkları yıkamak

Yemek sonrası tabak, bardak, kase vb. mutfak eşyalarını temizlemek.

"I will do the dishes after dinner."Akşam yemeğinden sonra bulaşıkları yıkayacağım.

to [do] housework /dˈuː hˈaʊzwɜːk/ ifade

ev işleri yapmak

Temizlik, yemek pişirme, çamaşır yıkama gibi evin bakımıyla ilgili görevleri yerine getirmek.

"I do housework on Sunday."Pazar günleri ev işleri yapıyorum.

to [do] the ironing /dˈuː ðɪ ˈaɪɚnɪŋ/ ifade

ütü yapmak

Kıyafet ve kumaşları ütü ile sıkıştırarak kırışıklıkları gidermek.

"I need to do the ironing today."Bugün ütü yapmam gerekiyor.

to [do] the sights /dˈuː ðə sˈaɪts/ ifade

geziye çıkmak

Belirli bir yerdeki turistik yerleri, simge yapılarını ve ilgi çekici noktaları ziyaret edip keşfetmek.

"We did the sights of London."Londra’da geziye çıktık.

Bu listedeki 17 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Collocations Do Set Go İngilizce Kelimeleri — Konular