taşmak
Bir kabın kenarından dışarı akmak, dökülmek
"His eyes brimmed over with tears."Gözleri gözyaşlarıyla taşıyordu.
Düşme veya Taşma (Over) konusundaki 10 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.
taşmak
Bir kabın kenarından dışarı akmak, dökülmek
"His eyes brimmed over with tears."Gözleri gözyaşlarıyla taşıyordu.
coşmak
(sıvı ya da madde) kaynamaya başlayıp kabının kenarlarından taşması
"The children bubbled over with excitement."Çocuklar heyecandan coştu.
düşmek
Dengenizi kaybedip, genellikle kazara yere düşmek.
"Watch your step or fall over."Adımına dikkat et, yoksa düşersin.
devirmek
bir şeyi ya da birini düşürmek
"He knocked over the vase."Vazoyu devirdi.
devirmek
Birine ya da bir şeye kuvvet uygulayarak düşürmek
"He pushed over the empty bottle."Boş şişeyi devirdi.
taşmak
(konteyner) kapasitesinin üzerine dolup içindekilerin kenarlardan akması
"The anger spilled over into violence."Öfke şiddete taşarak dışa vurdu.
tökezlemek
Yürürken ya da koşarken bir nesneye çarpıp dengenizi kaybetmek, neredeyse düşmek.
"Do not trip over the cables."Kablolara takılma.
taşmak
Kaynamaya çok fazla devam edilince sıvının kabın kenarlarından dışarı akması
"The milk boiled over the pot."Süt tencereden taştı.
taşmak
Taşmak, genellikle bir sıvı veya maddeye atıfta bulunmak.
"The soup will run over."Çorba taşacak.
devirmek
bir nesneyi normal konumundan çevirerek ters çevirmek
"He will turn over the box."Kutuyu devirecek.
Bu listedeki 10 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren
Mnimi ile çalışmaya başla