Başarı ve Güvenilirlik: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Başarı ve Güvenilirlik konusundaki 19 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

19 kelime Sat Literacy İngilizce Kelimeleri
outcompete /aʊtkəmpˈiːt/ fiil

rekabet üstünlüğü sağlamak

rekabet ortamında bir başkasına göre daha iyi performans göstermek ya da daha üstün sonuçlar elde etmek

"The new species outcompeted the native ones."Yeni tür, yerli türleri rekabet üstünlüğü sağladı.

transcend /tɹænˈsɛnd/ fiil

aşmak

Bir sınırı, niteliği veya standardı olağanüstü bir biçimde geçmek

"Music can transcend language barriers."Müzik dil bariyerlerini aşabilir.

attain /əˈteɪn/ fiil

ulaşmak

sıkı çalışmanın ardından bir hedefe ulaşmayı başarmak

"She will attain her dream."Hedeflerine yakında ulaşmayı umuyor.

achieve /əˈʧiːv/ fiil

başarmak

birçok zorluğun ardından sonunda istenilen bir hedefe ulaşmak

"You can achieve anything with hard work."Sıkı çalışmayla her şeyi başarabilirsin.

burgeon /ˈbɝdʒən/ fiil

hızla büyümek

hızlı bir gelişme veya büyüme göstermek

"Her talent burgeoned at a young age."Yeteneği küçük yaşta hızla gelişti.

accomplishment /əˈkɑmplɪʃmənt/ isim

başarı

Zorlu bir çalışmayla elde edilen istenen ve etkileyici hedef

"The accomplishment was great"Başarı büyüktü.

mastery /ˈmæstɝi/ isim

ustalık

Bir alanda büyük bilgi birikimi ve olağanüstü beceri sahibi olmak

"He achieved complete mastery."Tam bir ustalığa ulaştı.

ascendance /əˈsɛndəns/ isim

yükseliş

Başkaları üzerinde güç, kontrol ya da hâkimiyet kazanma durumu

"His political ascendance surprised."Siyasi yükselişi şaşkınlık yarattı.

prosperity /pɹɑˈspɛɹəti/ isim

refah

Özellikle çok para kazanarak başarılı olma hâli

"The nation enjoyed years of prosperity."Ülke yıllarca refah içinde yaşadı.

triumph /ˈtraɪʌmf/ isim

zafer

Mücadele sonucunda elde edilen büyük bir galibiyet, başarı ya da kazanım

"The triumph was celebrated"Zafer kutlandı.

auspicious /ɑˈspɪʃəs/ sıfat

umut verici

gelecekte bir şeyin başarılı olacağını gösteren

"This is an auspicious start."Bu umut verici bir başlangıç.

sure-fire /ʃˈʊɹfˈaɪɚ/ sıfat

kesin işleyen

beklendiği gibi başarılı olması veya gerçekleşmesi kesin olan

"This is a sure-fire method."Bu kesin işleyen bir yöntemdir.

effectual /ɪfˈɛktʃuːəl/ sıfat

etkili

İstenen sonuca ulaşma gücüne sahip, güçlü bir izlenim bırakan

"The medicine was effectual."İlaç etkiliydi.

credibility /ˌkɹɛdəˈbɪɫɪti/ isim

güvenilirlik

bir şeyin ya da kişinin güvenilir ya da inanılır hâle gelmesini sağlayan nitelik

"Source has high credibility."Kaynağın yüksek güvenilirliği var.

factuality /fˌæktʃuːˈælɪɾi/ isim

gerçeklik

gerçek ya da doğru olma niteliği ya da durumu

"Factuality of report."Raporun gerçekliği.

accuracy /ˈækjɝəsi/ isim

doğruluk

hatasız olma durumu ya da niteliği

"High accuracy needed."Yüksek doğruluk gerekir.

verisimilitude /ˌvɛɹəsəˈmɪɫəˌtud/ isim

gerçekçilik

gerçeği ima etme durumu ya da niteliği

"Story has verisimilitude."Hikâyenin gerçekçiliği var.

reputable /ˈɹɛpjətəbəɫ/ sıfat

saygın

iyi bir itibara sahip olduğu için saygı gören ve güvenilen

"We hired a reputable company."Saygın bir şirketle çalıştık.

comprehensive /ˌkɑmpɹiˈhɛnsɪv/ sıfat

kapsamlı

bir şeyin tüm yönlerini kapsayan ya da içeren

"The report is comprehensive."Rapor kapsamlıdır.

Bu listedeki 19 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Sat Literacy İngilizce Kelimeleri — Konular