Atıf ve Sonuç: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

Atıf ve Sonuç konusundaki 12 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

12 kelime Collocations Compound Prepositions İngilizce Kelimeleri
pursuant to /pɚsˈuːənt tuː/ edat

... uyarınca

belirli bir yasa, yönetmelik ya da gereklilik doğrultusunda

"Pursuant to the rules he was disqualified."Kurallar uyarınca diskalifiye edildi.

in view of /ɪn vjˈuː ʌv/ edat

göz önünde bulundurarak

Belirli bir gerçek ya da koşulu dikkate alarak.

"In view of the facts."Hava koşullarını göz önünde bulundurarak iptal ettik.

in (the|) light of /ɪnðə ɔːɹ lˈaɪt ʌv/ edat

... ışığında

belirli bir durum ya da bilgi nedeniyle

"In the light of new evidence he was freed."Yeni deliller ışığında serbest bırakıldı.

on the part of /ɑːnðə pˈɑːɹt ʌv/ edat

tarafından

Belirli bir kişi ya da grubun bakış açısından ya da sorumluluğundan

"It was a mistake on the part of the manager."Bu, yöneticinin tarafından yapılan bir hataydı.

in case of /ɪn kˈeɪs ʌv/ edat

durumunda

Belirli bir durum ya da olay gerçekleşirse anlamında kullanılır.

"In case of fire leave the building."Yangın durumunda binayı terk edin.

in response to /ɪn ɹɪspˈɑːns tuː/ edat

... yanıt olarak

bir şeye tepki ya da cevap olarak

"In response to your letter I am writing back."Mektubunuza yanıt olarak geri yazıyorum.

in the event of /ɪnðɪ ɪvˈɛnt ʌv/ edat

olması halinde

Belirli bir durumun ortaya çıkması halinde yapılması gerekeni belirtir.

"In the event of rain we will cancel."Yağmur olması halinde etkinliği iptal edeceğiz.

in the face of /ɪn ðə feɪs əv/ edat

karşısında

Zorlu ya da sıkıntılı bir duruma rağmen

"He smiled in the face of danger."Tehlikenin karşısında gülümsedi.

in the midst of /ɪnðə mˈɪdst ʌv/ edat

ortasında

Belirli bir dönemde ya da bir şey olurken, o anın içinde bulunma hâli.

"He spoke in the midst of the chaos."Kaosun ortasında konuştu.

on the cusp of /ɑːnðə kˈʌsp ʌv/ edat

eşiğinde

büyük bir gelişme ya da değişimin başlangıç noktasında olmak

"The company is on the cusp of success."Şirket başarı eşiğinde.

on the verge of /ɑːnðə vˈɜːdʒ ʌv/ edat

tam eşiğinde

Belirli bir durum, olay ya da hâle çok yakın olmak; genellikle gerçekleşmek üzere olduğu anlamını taşır.

"She was on the verge of tears."Gözyaşlarının tam eşiğindeydi.

according to /əˈkɔrdɪŋ tu/ edat

göre

Birinin söylediği veya yazdığına göre

"According to the teacher we have homework."Öğretmene göre ödevimiz var.

Bu listedeki 12 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Collocations Compound Prepositions İngilizce Kelimeleri — Konular