Konum Sıfatları · Sıfatlar: Zaman ve Yer

Sıfatlar: Zaman ve Yer listesindeki "Konum Sıfatları" ile ilgili 20 İngilizce kelimeyi telaffuzu, örnek cümlesi ve Türkçe anlamıyla birlikte öğren.

20 kelime Sıfatlar: Zaman ve Yer
top /tɔp/ sıfat

üst

Bir yapının, nesnenin veya alanın en yüksek fiziksel noktasında veya konumunda bulunan.

"The top floor is empty."Üst kat boş.

bottom /ˈbɑːtəm/ sıfat

alt

bir şeyin en düşük konumunda ya da kısmında bulunan

"The bottom drawer is stuck."Alt çekmece sıkışmış.

outdoor /ˈaʊtˌdɔr/ sıfat

açık hava

(bir yer veya mekân için) çatısı veya duvarı olmayan, doğal veya açık havada bulunan

"We love outdoor activities."Açık hava etkinliklerini severiz.

indoor /ˈɪnˌdɔr/ sıfat

kapalı

(bir yer, alan vb.) bir binanın, evin vb. içinde bulunan

"This is an indoor pool."Bu bir kapalı havuzdur.

outside /ˌaʊtˈsaɪd/ zarf

dışarıda

bina çevresindeki açık alanda

"The children are playing outside."Çocuklar dışarıda oynuyor.

inside /ˌɪnˈsaɪd/ zarf

içeri

bir oda, bina vb. içine veya içine.

"Please come inside it is cold."Lütfen içeri gel, soğuk.

interior /ɪnˈtɪriɚ/ sıfat

bir nesnenin iç kısmında bulunan

"The interior is dark."İç kısım karanlık.

exterior /ɪkˈstɪriɚ/ sıfat

dış

bir nesnenin dış yüzeyinde bulunan

"The exterior is painted."Dış yüzey boyanmış.

western /ˈwɛstərn/ sıfat

batı

batı yönünde konumlanmış

"Go to the western side."Batı tarafına git.

inner /ˈɪnɝ/ sıfat

içsel

başka bir şeyin içinde bulunan

"The inner circle is safe."Onun içsel bir gücü var.

underground /ˈəndərˌgraʊnd/ sıfat

yer altı

Yerin yüzeyinin altında bulunan, işletilen veya var olan.

"The train is underground."Tren yer altında.

overseas /ˈoʊvərˈsiz/ sıfat

denizaşırı

Genellikle kişinin kendi ülkesinin denizinin karşısında bulunan yabancı bir ülkede bulunan veya oradan kaynaklanan.

"They live overseas."Denizaşırı yaşıyorlar.

overhead /ˈoʊvɝˈhɛd/ sıfat

üstte

baş seviyesinin üzerinde bulunan ya da gerçekleşen

"The lamp is overhead."Uçak üstte uçuyor.

offshore /ˈafˌʃɔr/ sıfat

açık deniz

karaya ya da kıyıya uzak, denizde konumlanmış

"The rig is offshore."Kuyu açık denizde yer alıyor.

downtown /ˈdaʊnˌtaʊn/ zarf

şehir merkezi

Bir kasaba ya da şehrin ana iş ve ticaret bölgesine doğru yönelmek ya da orada bulunmak.

"We went downtown to see a movie."Film izlemek için şehir merkezine gittik.

inland /ˈɪnlənd/ sıfat

iç bölgede

kıyıdan uzakta, iç kesimde yer alan

"The farm is inland."Çiftlik iç bölgede bulunur.

high /haɪ/ sıfat

yüksek

Bir hiyerarşide veya organizasyonda diğerlerinden daha üst bir rütbeye sahip olan.

"He has a high rank."Yüksek rütbesi var.

upstairs /ˌʌpˈstɛrz/ sıfat

üst kat

Bir binanın daha yüksek katında bulunan yer.

"The office is upstairs."Yatak odam üst katta.

downstairs /ˌdaʊnˈstɛrz/ sıfat

alt kat

Bir binanın daha düşük katında, genellikle zemin katta bulunan yer.

"The kitchen is downstairs."Banyo alt kattadır.

perpendicular /ˌpərpənˈdɪkjələr/ sıfat

dik

Yere 90 derecelik bir açıyla konumlandırılmış.

"The wall is perpendicular."Duvar dik.

Bu listedeki 20 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

Sıfatlar: Zaman ve Yer — Konular