En Yaygın 451 - 475 İsim: İngilizce Kelimeler ve Türkçe Anlamları

En Yaygın 451 - 475 İsim konusundaki 25 İngilizce kelimeyi telaffuzları, örnek cümleleri ve Türkçe karşılıklarıyla incele.

25 kelime En Yaygın İngilizce İsimler
freedom /ˈfriːdəm/ isim

özgürlük

Birinin durdurulmadan, kontrol edilmeden ya da kısıtlanmadan istediği gibi hareket, konuşma ya da düşünme hakkı.

"Freedom is precious."Özgürlük kıymetli bir hazinedir.

income /ˈɪnˌkəm/ isim

gelir

bir işten veya yatırımdan düzenli olarak kazanılan para

"She has a steady monthly rental income."Düzenli aylık kira geliri var.

threat /ˈθɹɛt/ isim

tehdit

zarar verme ihtimali taşıyan, tehlike oluşturan şey

"Serious threat appeared suddenly."Ciddi bir tehdit aniden ortaya çıktı.

milk /mɪlk/ isim

süt

ineklerden, koyunlardan veya keçilerden elde ettiğimiz, içtiğimiz ve peynir, tereyağı yapımında kullandığımız beyaz sıvı

"The milk is cold."Süt soğuk.

restaurant /ˈrɛstərɑːnt/ isim

lokanta

para karşılığı oturup yemek yediğimiz yer

"The new Italian restaurant is very popular."Yeni İtalyan lokantası çok popüler.

region /ˈriːdʒən/ isim

bölge

Belirli özelliklere sahip, genellikle sınırları belirsiz geniş bir kara alanı veya dünya parçası

"This region has unique flora."Bu bölgenin güzel dağları var.

metal /ˈmɛtəl/ isim

metal

Genellikle katı ve sert bir madde olup ısı ve elektriği iletebilen; altın, demir gibi örnekleri vardır.

"This metal is very strong."Bu metal çok dayanıklıdır.

topic /ˈtɑpɪk/ isim

konu

Bir konuşma, metin ya da incelemede ele alınan mesele.

"Choose a topic."Bir konu seç.

salt /sɔːlt/ isim

tuz

madenlerden ve deniz suyu içinde bulunan, yiyeceklere lezzet karmak veya saklamak için eklenen doğal beyaz bir madde

"Add a little salt to the dish."Yemeğe biraz tuz ekle.

soul /soʊl/ isim

ruh

Bir kişinin yaşamının özünü oluşturan, manevi yönü.

"The soul is eternal."Ruh ebedidir.

trick /trɪk/ isim

hile

birini aldatmak için yapılan bir şey

"It was a trick."Bu bir hileydi.

investment /ˌɪnˈvɛsmənt/ isim

yatırım

kâr elde etmek amacıyla bir şeye para koyma eylemi veya süreci

"His best investment was buying land years ago."En iyi yatırımı yıllar önce arazi almaktı.

factor /ˈfæktɝ/ isim

etken

Bir şeyi etkileyen veya ona katkıda bulunan unsurlardan biri.

"Money is one factor."Para bir etkendir.

supply /səˈplaɪ/ isim

tedarik

bir şeyin sağlanan veya mevcut miktarı

"We have a supply."Bir tedarikimiz var.

location /loʊˈkeɪʃən/ isim

konum

Birinin veya bir şeyin coğrafi yeri

"Meeting location is in city center."Toplantı yeri şehir merkezinde.

strength /ˈstɹɛŋkθ/, /ˈstɹɛŋθ/ isim

güç

Fiziksel ya da zihinsel olarak güçlü olma hâli ya da niteliği.

"Her physical strength impressed everyone."Fiziksel gücü herkesi etkiledi.

virus /ˈvaɪrəs/ isim

virüs

İnsanlar, hayvanlar ve bitkilerde hastalığa neden olan mikroskobik bir etken.

"A virus causes the flu."Grip bir virüsün neden olduğu bir hastalıktır.

suit /suːt/ isim

takım elbise

Aynı kumaştan yapılmış, birlikte giyilmesi gereken ceket ile pantolon veya etekten oluşan giysi.

"He wore a black suit."Siyah bir takım elbise giydi.

vehicle /ˈviː.ə.kəl/ isim

taşıt

İnsanları veya malları bir yerden başka bir yere taşımak için kullanılan, genellikle yol veya raylar üzerinde hareket eden ulaşım aracı

"The vehicle stopped."Taşıt durdu.

wave /weɪv/ isim

dalga

Bir deniz, nehir, göl vb. yüzeyinde hareket eden yükselmiş su kütlesi.

"The wave was big."Dalga büyüktü.

opinion /əˈpɪnjən/ isim

görüş

bir konu hakkındaki duygu veya düşünceleriniz; bir gerçekten ziyade kişisel değerlendirme

"What is your opinion?"Sizin görüşünüz nedir?

statement /ˈsteɪtmənt/ isim

açıklama

Söylenen veya yazılan şeylerle ifade edilen bir şey

"Her statement was clear."Açıklaması netti.

king /ˈkɪŋ/ isim

kral

kraliyet ailesi bulunan bir bölgenin erkek hükümdarı

"The king ruled the kingdom for forty years."Kral, krallığı kırk yıl yönetti.

queen /ˈkwin/ isim

kraliçe

kraliyet ailesi bulunan bir bölgenin kadın hükümdarı

"The queen wore a crown."Kraliçe bir taç taktı.

report /rɪˈpɔrt/ isim

rapor

Birinin bilmesi gereken bilgileri içeren bir şeyin yazılı açıklaması.

"Read the report."Raporu oku.

Bu listedeki 25 kelimeyi aralıklı tekrarla kalıcı olarak öğren

Mnimi ile çalışmaya başla

En Yaygın İngilizce İsimler — Konular